Landing Page Nasıl Hazırlanır?

Bir landing page hazırlamaya başlarken ilk karar genellikle tasarımla ilgili olur. Hangi renkler kullanılacak, ilk ekranda fotoğraf mı video mu bulunacak, buton nereye yerleştirilecek?

Oysa bunlardan önce cevaplanması gereken daha temel sorular vardır. Sayfaya kim gelecek? Hangi beklentiyle gelecek? Teklifi değerlendirmek için neyi bilmesi gerekecek? Başvuru yaptıktan sonra ne olacak?

Bu soruların cevabı belirsizse, tasarım sırasında alınan kararlar da kişisel tercihlere dayanır. Sayfa tamamlandığında güzel görünebilir; ancak ziyaretçinin karar vermesini kolaylaştıracak bilgiler eksik kalabilir.

Landing page hazırlamak; hedefi belirleme, teklifi netleştirme, içeriği düzenleme, tasarlama ve işleyişi test etme sürecidir. Bu rehberde, hazırlıktan yayına kadar hangi kararların hangi sırayla alınabileceğini ele alıyoruz.

Önce Sayfanın Hedefini Belirleyin

Sayfanın sonunda ziyaretçinin ne yapmasını istediğinizi tek bir cümleyle yazın. “Hizmetimizi tanısın” başlangıç için anlaşılır bir niyettir, fakat tasarım ve ölçüm kararlarını yönlendirmek için fazla geniştir.

“İhtiyacını anlatarak teklif görüşmesi talep etsin” ifadesi daha somuttur. Böyle bir hedef, sayfada hangi bilgilerin bulunacağını ve formun ne soracağını belirlemeyi kolaylaştırır.

Aynı sayfada bülten aboneliği, dosya indirme, toplantı talebi ve ürün satışı eşit ağırlıkta sunulduğunda öncelik belirsizleşebilir. Ziyaretçinin seçenekler arasında neye göre karar vereceğini düşünmek gerekir.

Birincil hedefin açık olması, sayfadaki bütün bağlantıların kaldırılması anlamına gelmez. Ziyaretçinin güvenini ve kararını destekleyen bilgilere erişim korunabilir. Önemli olan, sayfanın ana amacının anlaşılmasıdır.

Ziyaretçinin Geldiği Noktayı Anlayın

Landing page’i hazırlarken yalnızca hedef kitlenin yaşını veya sektörünü bilmek yeterli olmayabilir. Ziyaretçinin o anda ne aradığını ve teklif hakkında ne kadar bilgi sahibi olduğunu da düşünmelisiniz.

Markanızı tanıyan bir e-posta abonesiyle, reklamınızı ilk kez gören bir kişi aynı açıklamaya ihtiyaç duymayabilir. İlki teklifin koşullarını merak ederken ikincisi önce hizmetin kendisine uygunluğunu anlamak isteyebilir.

Trafik Kaynağı ile Mesajı Birlikte Değerlendirin

Varsayımsal olarak, şirketlere yönelik bir yabancı dil eğitim programını tanıttığınızı düşünelim. Reklamda çalışanların iş İngilizcesi ihtiyacından söz ediyorsanız, sayfada da bu konuya doğrudan karşılık bulunmalıdır.

Ziyaretçiyi genel dil kursları hakkında uzun bir girişle karşılamak, aradığı bilgiyi geciktirebilir. Eğitimin şirketlere nasıl uyarlandığını ve ihtiyaçların nasıl belirlendiğini açıklamak daha ilgili bir başlangıç olur.

Tasarım briefine, ziyaretçiyi sayfaya getirecek reklam veya e-posta metnini de ekleyin. Böylece sayfa, kendisinden önce verilen mesajla birlikte değerlendirilebilir.

Teklifi Tasarımdan Önce Netleştirin

Bir hizmetin adı, tek başına teklifin anlaşılması için yeterli değildir. Ziyaretçinin ne alacağını, bunun hangi ihtiyacına karşılık geldiğini ve sonraki adımın ne gerektirdiğini bilmesi gerekir.

Eğitim örneğinde “kurumsal eğitim çözümleri” demek yerine, görüşmede şirketin ihtiyacının değerlendirileceği ve buna göre program önerisi hazırlanacağı açıklanabilir. Elbette bu ifade, sunulan gerçek süreçle örtüşmelidir.

Belirsizliği metin yazarak tamamen çözemezsiniz. Hizmetin kapsamı henüz kararlaştırılmadıysa önce bu karar alınmalıdır. Tasarım sırasında sürekli değişen bir teklif, hem içeriğin hem sayfa düzeninin tekrar hazırlanmasına yol açabilir.

Sayfa üzerinde çalışmaya başlamadan önce teklifin kapsamını, katılım veya başvuru koşullarını ve karşılanamayacak beklentileri netleştirin. Bu hazırlık, ziyaretçinin uygun bir karar vermesine yardımcı olur.

İçeriği Ziyaretçinin Sorularına Göre Düzenleyin

İçerik sıralamasını belirlemek için ziyaretçinin aklındaki soruları yazmak iyi bir başlangıçtır. Sayfayı açtığında ilk neyi anlaması gerekir? İlgilendikten sonra hangi ayrıntıyı merak eder? Başvurmadan önce hangi konuda tereddüt yaşayabilir?

Bu soruların yanıtları, bölümlerin sırasını oluşturabilir. Her landing page’e aynı şablonu uygulamak yerine, teklifin gerektirdiği açıklama düzeyine göre ilerleyin.

İlk Ekranda Konuyu Açıkça Anlatın

Ana başlık, sayfanın konusunu anlaşılır biçimde ifade etmelidir. Destekleyici metin ise kapsamı biraz daha açabilir. Ziyaretçinin doğru yerde olduğunu anlamak için birkaç bölüm aşağı inmesi gerekmemelidir.

Eğitim örneğinde, “Ekibinizin iş İngilizcesi ihtiyacına uygun eğitim programı” gibi bir başlık düşünülebilir. Altındaki metin, ihtiyacın nasıl değerlendirildiğini açıklayabilir. Bu yalnızca bir yazım örneğidir; kullanılacak ifade, sunulan hizmetin gerçek kapsamına göre hazırlanmalıdır.

Ana başlığın altında bulunan buton da sonraki adımı anlatmalıdır. İhtiyaç görüşmesi talep ediliyorsa, butonun bunu söylemesi beklentiyi daha doğru kurar.

Ayrıntıları Karar Sırasına Göre Sunun

İlk bölümün ardından hizmetin kimlere uygun olduğu, nasıl yürütüldüğü ve hangi koşullarda sunulduğu açıklanabilir. Varsa gerçek örnekler, ilgili oldukları bölümde gösterilebilir.

Şirketin anlatmak istediği her bilgi sayfaya girmek zorunda değildir. Her bölüm için “Bu bilgi ziyaretçinin hangi sorusunu cevaplıyor?” diye sorun. Cevabı bulunmayan bölümler kısaltılabilir veya başka bir sayfaya taşınabilir.

Metni tamamladıktan sonra yalnızca başlıkları okuyun. Başlıklar birlikte anlamlı bir akış oluşturmuyorsa, ziyaretçinin sayfayı hızlıca tarayarak anlaması da zorlaşabilir.

Güven Oluşturan Bilgileri Doğru Yerde Kullanın

Ziyaretçinin tereddüdü hizmetin nasıl yürütüldüğüyle ilgiliyse, çalışma sürecini açıklamak yararlı olabilir. Ürünün işleyişini merak ediyorsa gerçek ekran görüntüleri daha anlamlıdır.

Müşteri yorumu, proje örneği veya sonuç paylaşılacaksa doğrulanabilir ve bağlamı açık olmalıdır. Bir çalışmanın hangi koşullarda yapıldığını belirtmeden yalnızca sonuç rakamını göstermek, yanlış beklenti oluşturabilir.

Henüz müşteri referansı bulunmuyorsa süreci görünür kılmak da mümkündür. Örnek bir çıktı gösterilebilir veya hizmetin aşamaları açıklanabilir. Örnek çalışma kullanılıyorsa bunun örnek olduğu belirtilmelidir.

Güven bölümünü sayfanın sonuna eklenen zorunlu bir alan gibi düşünmeyin. Kanıtı, ilgili iddianın veya sorunun yanında sunmak, ziyaretçinin bilgiyi değerlendirmesini kolaylaştırabilir.

Formu ve Başvuru Sonrasını Birlikte Tasarlayın

Formu hazırlarken her alanın ne işe yaradığını açıklayabilmelisiniz. İstenen bilgi talebi yönlendirmek veya uygunluğunu değerlendirmek için kullanılacak mı? İlk görüşmede öğrenilmesi yeterli olur mu?

Kurumsal eğitim örneğinde şirket adı ve yaklaşık katılımcı sayısı program ihtiyacını anlamaya yardımcı olabilir. Ancak ilk aşamada ayrıntılı bir çalışan listesini istemenin gerekli olup olmadığı sorgulanmalıdır.

Formun kısa olması tek başına yeterli değildir. Alan isimleri anlaşılır olmalı, zorunlu bilgiler belli edilmeli ve hata durumunda kullanıcı neyi düzelteceğini görebilmelidir. Form alanlarının uygun biçimde etiketlenmesi, W3C’nin erişilebilir form rehberinde de ele alınır.

Başvuru tamamlandığında bir onay mesajı gösterin. Sonraki adım veya geri dönüş süresi hakkında bilgi verecekseniz, yalnızca gerçekten karşılayabileceğiniz beklentileri yazın. Başvurunun işletme içinde kime ulaşacağını da yayın öncesinde belirleyin.

Görsel Tasarıma İçerik Akışıyla Başlayın

İçerik netleştiğinde, doğrudan ayrıntılı tasarıma geçmek yerine basit bir sayfa taslağı hazırlayabilirsiniz. Bu taslakta başlıkların, açıklamaların, görsellerin ve formun yerini görmek yeterlidir.

Bu aşamada bölüm sırasını değiştirmek veya gereksiz bir alanı çıkarmak daha kolaydır. İçerik sorunlarının renk ve görsel seçimleri arasında kaybolması da önlenir.

Görsellerin Bir Görevi Olsun

Bir görsel hizmetin nasıl işlediğini gösterebilir, ürünün kullanımını açıklayabilir veya anlatılan sonucu somutlaştırabilir. Sadece boşluk doldurmak için seçilen görseller ise sayfaya yeni bilgi katmayabilir.

Fotoğraf, çizim veya video seçerken ziyaretçinin neyi daha iyi anlayacağını düşünün. Metinde verilmesi gereken önemli bilgileri yalnızca görselin içine yerleştirmemeye dikkat edin.

Tipografi, boşluklar ve butonların görünürlüğü de içerik hiyerarşisini desteklemelidir. Sayfadaki her alan aynı ölçüde dikkat çekmeye çalışıyorsa, ziyaretçinin öncelikleri ayırt etmesi zorlaşır.

Mobil Kullanımı ve Sayfa Performansını Kontrol Edin

Masaüstü tasarımını daraltmak, mobil deneyimi tamamlamak için yeterli olmayabilir. Uzun başlıkların nasıl bölündüğünü, görsellerin hangi kısmının görünür kaldığını ve formun telefon ekranında rahat doldurulup doldurulmadığını kontrol edin.

Sabit butonların içerikleri kapatması veya klavye açıldığında formun kullanılamaması gibi sorunlar, gerçek kullanım sırasında fark edilebilir. Bu yüzden sayfayı telefon üzerinden de deneyin.

Performans değerlendirmesinde yalnızca açılış anına bakmayın. Butonlara verilen tepkiler ve sayfa yüklenirken oluşan kaymalar da deneyimin parçasıdır. Google’ın Web Vitals rehberi, yükleme, etkileşim ve görsel kararlılığı ayrı boyutlar olarak ele alır.

Büyük görselleri, gereksiz videoları ve dış araçları ihtiyaca göre değerlendirin. Teknik bir puanı iyileştirirken sayfanın gerçek kullanımını da gözlemleyin.

Yayına Almadan Önce Ölçümün Çalıştığından Emin Olun

Başarıyı nasıl değerlendireceğinizi, sayfa yayınlandıktan sonra düşünmeye bırakmayın. Görüşme talebi topluyorsanız, tamamlanan başvurunun ölçülebilmesi gerekir.

Butona tıklanmasıyla formun başarıyla gönderilmesi aynı işlem değildir. Yalnızca tıklamayı saymak, gerçekte tamamlanmamış başvuruları sonuç olarak görmenize neden olabilir.

Google Analytics kullanılıyorsa işletme açısından önemli işlemler, uygun etkinliklerle takip edilebilir. Google’ın önemli etkinlikler açıklaması, bu ölçüm yaklaşımını anlatır.

Test başvurusu yaparak hem ölçümün hem bildirimlerin çalıştığını doğrulayın. Başarılı gönderimin yanında eksik bilgi, hatalı e-posta adresi ve bağlantı sorunu gibi durumlarda ne olduğunu da inceleyin. Yayın kararı, sayfanın görünümüyle birlikte bu işleyişe dayanmalıdır.

Yayından Sonra Neyi Geliştireceğinize Verilerle Karar Verin

İlk sürümü yayınlamak, değerlendirme yapabileceğiniz bir başlangıç oluşturur. Gelen başvuruların sayısına, niteliğine ve hangi kaynaklardan geldiğine birlikte bakın.

Ziyaretçiler yanlış beklentilerle başvuruyorsa içerik yeterince açık olmayabilir. Form başlatılıyor ancak tamamlanmıyorsa alanlar, teknik sorunlar veya teklifin koşulları incelenebilir. Tek bir belirtiyi hemen tek bir nedene bağlamamaya dikkat edin.

Değişiklik yaparken neyi çözmek istediğinizi tanımlayın. Başlığı değiştirmekle formu kısaltmayı aynı anda yaptığınızda, sonuçtaki farkın hangi değişiklikle ilişkili olduğunu anlamak zorlaşabilir. A/B testi planlanıyorsa trafik miktarı ve karar vermek için gereken süre de hesaba katılmalıdır.

Sansfold’da landing page tasarım ve geliştirme sürecine hedefleri, teklifin kapsamını ve kullanıcı ihtiyaçlarını netleştirerek başlıyoruz. Yeni bir açılış sayfası hazırlamak veya mevcut sayfanızı geliştirmek istiyorsanız, projenizi birlikte değerlendirmek üzere bizimle iletişime geçebilirsiniz.